
Türkiye otomotiv pazarı son üç yılda yalnızca satış rekorlarına değil, markalar arasındaki güç dengelerinin değişmesine de sahne oldu. Bu değişimin en dikkat çekici aktörlerinden biri ise hiç kuşkusuz Chery Otomobil Grubu oldu… Chery, 21 Mart 2023’te TIGGO 7 Pro, TIGGO 8 Pro ve OMODA 5 modelleriyle Türkiye pazarına yeniden giriş yaptı. Çinli üretici, tüketicinin SUV modellere yöneldiği bir dönemde; yüksek donanım, geniş iç hacim ve rekabetçi fiyat politikasını aynı pakette sunarak kısa sürede güçlü bir satış ivmesi yakaladı. Chery başta olmak üzere Çinli markaların hızlı büyümesi, Türkiye’de üretim yapan yerli ve yabancı markalar üzerindeki rekabet baskısını artırdı. Yerli üretimi ve otomotiv yatırımlarını koruma gerekçesiyle Çin’den ithal edilen otomobillere ilave gümrük vergileri getirildi. Bu düzenleme, Çinli markaların fiyat avantajını azaltırken Chery gibi üreticilerin Türkiye’de yatırım yapması yönündeki beklentileri de güçlendirdi. Marka, daha ilk yılında 40 bin 590 adetlik satışa ulaşarak Türkiye’de faaliyet gösteren Çinli otomobil markaları arasında açık ara lider oldu. Aynı yıl MG 14 bin 458, Skywell 2 bin 541 ve pazara yılın son bölümünde giren BYD ise 839 adetlik satış gerçekleştirmişti. Chery’nin ilk yılında ulaştığı bu rakam, Türkiye’de uzun süredir faaliyet gösteren bazı Avrupalı ve Japon markaların yıllık satışlarının üzerine çıkması bakımından da dikkat çekiciydi.
2024’te Türkiye’nin en çok satan beşinci otomobil markası oldu
Chery’nin yükselişi 2024 yılında da devam etti. Marka, 57 bin 47 adetlik otomobil satışıyla Renault, Fiat, Volkswagen ve Hyundai’nin ardından Türkiye’nin en çok satan beşinci otomobil markası konumuna yükseldi. Aynı dönemde Renault 117 bin 919, Fiat 87 bin 126, Volkswagen 74 bin 533 ve Hyundai 58 bin 499 otomobil sattı. Chery’nin 57 bin 47 adetlik performansı, markayı Hyundai’nin hemen arkasına yerleştirirken Peugeot, Opel, Citroën, Toyota, Skoda ve Ford gibi Türkiye’de onlarca yıldır faaliyet gösteren birçok markanın önüne taşıdı. Bu sonuç, Chery’nin Türkiye’de geçici bir fiyat avantajıyla satış yapan yeni bir oyuncu olmaktan çıkarak ana akım pazarın güçlü markalarından biri haline geldiğini gösterdi… Başka bir ifadeyle Chery, Türkiye’de birkaç yıl önce fazla tanınmayan bir Çin markasıyken, yalnızca iki yıl içinde Renault, Volkswagen, Fiat ve Hyundai gibi köklü üreticilerin bulunduğu ilk beş sıralamasına girmeyi başardı.
Başarının merkezinde SUV modeller bulunuyor
Chery’nin Türkiye’deki büyümesinin temelinde doğru zamanda doğru ürünlerle pazara girmesi bulunuyor. Türkiye’de SUV modellerin toplam otomobil pazarındaki payı hızla yükselirken Chery, ürün gamının neredeyse tamamını bu gövde tipi üzerine kurdu.
2024 yılında Chery TIGGO 8 Pro 16 bin 83, TIGGO 7 Pro 15 bin 447 ve OMODA 5 ise 12 bin 900 adetlik satış gerçekleştirdi. Böylece Chery Grubu’nun üç modeli de Türkiye’nin en çok tercih edilen SUV’ları arasına girdi.
Aynı yıl SUV pazarında Togg T10X 30 bin 93 adetle lider olurken Fiat Egea Cross 25 bin 526, Renault-Dacia Duster 20 bin 933, Nissan Qashqai 19 bin 132 ve Peugeot 2008 ise 18 bin 612 adet sattı.
Chery’nin farkı, tek bir başarılı modele bağımlı kalmamasıydı. TIGGO 7 Pro, TIGGO 8 Pro ve OMODA 5’in birbirine yakın satış rakamları, markanın farklı fiyat ve büyüklük sınıflarında dengeli bir müşteri tabanı oluşturduğunu ortaya koydu.
OMODA ve JAECOO ile çok markalı döneme geçildi
Chery Grubu, Türkiye’de yakaladığı büyümeyi yalnızca Chery markasıyla sürdürmek yerine farklı müşteri profillerine hitap eden çok markalı bir yapıya dönüştürmeye başladı. Ağustos 2024’te JAECOO 7’nin satışa sunulmasıyla JAECOO markası resmen Türkiye pazarına girdi. Ardından OMODA’nın ayrı bir marka yapılanması altında konumlandırılması ve OMODA 7’nin ürün gamına eklenmesiyle grup, Türkiye’de Chery ile OMODA | JAECOO olmak üzere iki ana yapı üzerinden faaliyet göstermeye başladı. Temmuz 2026 sonu itibarıyla OMODA’nın Türkiye’deki toplam satışları 31 bin 902 adede ulaştı. Bu satışların 30 bin 470 adedini OMODA 5, bin 432 adedini ise kısa süre önce satışa çıkan OMODA 7 oluşturdu. JAECOO 7 ise yaklaşık iki yıllık dönemde 17 bin 153 kullanıcıya ulaştı. Böylece OMODA ile JAECOO’nun Türkiye’deki toplam satış hacmi 49 bin 55 adede yükseldi. Burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: OMODA 5, Türkiye’de Mart 2023’ten itibaren başlangıçta Chery çatısı altında satılıyordu. Bu nedenle 49 bin 55 adetlik toplam rakamı yalnızca OMODA | JAECOO’nun son iki yıllık satışları olarak değil, OMODA 5’in 2023’ten bu yana gerçekleştirdiği satışları da kapsayan kümülatif sonuç olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.
Chery Grubu 150 bin müşteriyi geçti
Chery tarafından açıklanan bilgilere göre Chery ile OMODA | JAECOO markalarının Türkiye’de ulaştığı toplam müşteri sayısı 150 bini aştı. Türkiye gibi marka rekabetinin son derece yoğun olduğu, fiyatların vergiler ve döviz kuru nedeniyle sürekli değiştiği bir pazarda üç yılı biraz aşan sürede 150 bin müşteriye ulaşılması önemli bir başarı. Bu rakam, Chery Grubu’nun Türkiye’de niş bir ithalatçı konumunu geride bırakarak kitlesel bir müşteri tabanı oluşturduğunu gösteriyor. Türkiye yollarındaki araç sayısı arttıkça ikinci el piyasası, servis tecrübesi, yedek parça erişimi ve marka bilinirliği de güçleniyor. Chery’nin ilk yıllarındaki en büyük dezavantajlarından biri olan “yeni ve bilinmeyen Çinli marka” algısı, yerini giderek daha görünür ve yaygın bir otomobil markası algısına bırakıyor.
Başarının arkasındaki beş temel neden
Chery Grubu’nun Türkiye’de kısa sürede ulaştığı başarının arkasında birkaç temel unsur bulunuyor. İlk olarak marka, SUV talebinin hızla arttığı bir dönemde pazara tamamen bu ihtiyaca odaklanan modellerle girdi. İkinci olarak, Avrupalı rakiplerle benzer boyut ve donanım sunarken daha ulaşılabilir fiyat politikası uyguladı. Üçüncü olarak panoramik cam tavan, büyük ekranlar, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve zengin konfor donanımlarını giriş paketlerinden itibaren sunarak tüketicide yüksek değer algısı oluşturdu.
Dördüncü önemli etken, kısa sürede kurulan geniş yetkili satıcı ve servis ağı oldu. Beşinci etken ise Chery, OMODA ve JAECOO markalarının farklı müşteri gruplarına hitap edecek şekilde konumlandırılmasıydı. Chery daha geniş ve ana akım müşteri kitlesine, OMODA tasarım ve teknoloji odaklı şehirli kullanıcılara, JAECOO ise daha premium ve off-road karakterli SUV arayanlara yöneliyor.
Bundan sonraki sınav satış sonrası hizmetler olacak
Chery Grubu’nun Türkiye’deki ilk aşama başarısı satış rakamlarıyla kanıtlanmış durumda. Ancak markanın uzun vadeli başarısını yalnızca kaç araç sattığı belirlemeyecek. Satış sonrası hizmetlerin kalitesi, yedek parça tedariki, ikinci el değerinin korunması, müşteri şikâyetlerinin çözülme hızı ve yeni modellerde fiyat istikrarı bundan sonraki dönemin belirleyici unsurları olacak. Renault, Volkswagen, Peugeot, Citroën, Opel, Toyota, Hyundai ve Ford gibi markaların Türkiye’de onlarca yılda oluşturduğu marka güveni ve servis tecrübesi bulunuyor. Chery Grubu’nun bu markalarla gerçek anlamda aynı seviyeye gelebilmesi için satış başarısını müşteri memnuniyeti ve ikinci el güveniyle tamamlaması gerekiyor.
Sırada yeni markalar var
Chery Otomobil Grubu, önümüzdeki dönemde yalnızca mevcut üç markayla yetinmeyi planlamıyor. Grup; EXEED, LEPAS, iCAR, LUXEED, JETOUR ve FREELANDER gibi farklı segmentlerde faaliyet gösteren markalarını da ilerleyen dönemde Türkiye’ye getirmeyi hedefliyor.
Ancak çok sayıda markanın aynı anda pazara sunulması fırsatların yanında bazı riskler de barındırıyor. Markaların konumları doğru belirlenmezse modellerin birbirinin satışını azaltması, tüketicinin marka hiyerarşisini anlamakta zorlanması ve satış sonrası yapılanmanın karmaşıklaşması mümkün.
Bu nedenle Chery Grubu’nun önündeki yeni dönem, yalnızca daha fazla marka ve model getirme değil, oluşturduğu yapıyı doğru yönetme dönemi olacak.
Üç yılda pazarın dengelerini değiştiren büyüme
Chery’nin Türkiye hikâyesi, Çinli otomobil üreticilerinin artık yalnızca düşük fiyatlı alternatifler olmadığını gösteren önemli örneklerden biri. 2023’te 40 bin 590 adetle başlayan satış başarısının, 2024’te 57 bin adedi aşması; OMODA ile JAECOO’nun toplamda 49 bin 55 kullanıcıya ve grubun bütün olarak 150 binden fazla müşteriye ulaşması, Türkiye pazarında yeni bir güç merkezinin oluştuğunu ortaya koyuyor. Chery Grubu henüz Renault, Volkswagen, Fiat, Peugeot ve Toyota gibi köklü markaların yıllık satış ölçeğine ulaşmış değil. Buna karşın yalnızca üç yılı aşan bir sürede Peugeot, Opel, Citroën, Skoda ve Hyundai gibi güçlü markalarla aynı satış liginde anılmaya başlaması başlı başına önemli bir başarı.
Şimdi asıl soru şu: Chery Grubu, doğru ürün ve rekabetçi fiyatla elde ettiği bu hızlı büyümeyi; kalıcı marka güvenine, güçlü ikinci el değerine, yüksek satış sonrası hizmet kalitesine ve Türkiye’de üretim yatırımına dönüştürebilecek mi?
Bu sorunun cevabı, Chery’nin Türkiye’de başarılı bir ithalatçı olarak mı kalacağını, yoksa ülkenin kalıcı ve lider otomotiv gruplarından birine mi dönüşeceğini belirleyecek.
